Filter

Mutluluğun gizi

Bir tüccar Mutluluğun Gizi’ni öğrenmesi için oğlunu insanların en bilgesinin yanına yollamış. Delikanlı bir çölde kırk gün yürüdükten sonra, sonunda bir tepenin üzerinde bulunan güzel bir şatoya varmış. Söz konusu bilge burada yaşıyormuş.

Bir ermişle karşılaşmayı bekleyen bizim kahraman, girdiği salonda hummalı bir manzarayla karşılaşmış: Tüccarlar girip çıkıyor, insanlar bir köşede sohbet ediyor, bir orkestra tatlı ezgiler çalıyormuş; dünyanın dört bir yanından gelmiş lezzetli yiyeceklerle dolu bir masa da varmış. Bilge sırayla bu insanlarla konuşuyormuş ve bizim delikanlı kendi sırasının gelmesi için iki saat beklemek zorunda kalmış.

Delikanlının ziyaret nedenini açıklamasını dikkatle dinlemiş bilge, ama Mutluluğun Gizi’ni açıklayacak zamanı olmadığını söylemiş ona. Gidip saraylarda dolaşmasını, kendisini iki saat sonra görmeye gelmesini salık vermiş. Devamı için →

Küçük ruhlar çelintilere kapılır, işe girişmemek için korkular yaratır. Orta çapta insan, işe başlamamak için engeller ortaya koyar. Gerçek büyük insan ise, hiçbir şeye kendini kaptırmaz ve yenilmez, başarıya ulaşıncaya kadar vazgeçmez.. Karşısına engeller bile çıksa onları geçmek için yollar bulur.

Hint Atasözü

Ayakkabıcı

Ayakkabıcı, yeni getirdiği malları vitrine yerleştirirken, sokaktaki bir çocuk onu izlemekteydi. Okullar kapanmak üzere olduğundan, spor ayakkabılara rağbet fazlaydı. Gerçi mallar lüks sayılmazdı ama, küçük bir dükkan için yeterliydi. Onların en güzelini ön tarafa koyunca, çocuk vitrine doğru biraz daha yaklaştı. Fakat bir koltuk değneği kullanmaktaydı. Hem de güçlükle..

Adam ona bir kez daha göz attı. Üstündeki pantolonun sol kısmı, dizinin alt kısmından sonra boştu. Bu yüzden de sağa sola uçuşuyordu. Çocuğun baktığı ayakkabılar, sanki onu kendinden geçirmişti.Bir müddet öyle durdu. Daldığı hülyadan çıkıp yola koyulduğunda, adam dükkandan dışarı fırlayıp:

– Küçükk!. diye seslendi. Ayakkabı almayı düşündün mü? Bu seneki modeller bir harika!.

Çocuk, ona dönerek:
– Gerçekten çok güzeller! diye tebessüm etti. Ama benim bir bacağım doğuştan eksik.

– Bence önemli değil!. diye, atıldı adam. Bu dünyada her şeyiyle tam insan yok ki!. Kiminin eli eksik, kiminin de bacağı. Kiminin de aklı ya da vicdanı. Devamı için →

Bill Gates’ten gençlere öneriler

Bill Gates, Microsoft şirketinin kurucularındandır ve şirketin başkanlığını ve baş yazılım mimarlığını yapmaktadır. Forbes dergisine göre 2009’de Gates dünyanın en zengin kişisiydi. Son 10 yıldır ABD’nin en zenginleri listesinde ilk sırada yer alıyor. 2012’de 66 milyar dolar olan servetini, 2013 yılı verilerine göre 72 milyar dolara çıkardı. Gates, başarısının sırrını gençlere şu şekilde anlatıyor :

1) Hayat adil değil, buna alışsan iyi olur…

2) Dünya senin kendine saygınla ilgilenmez. Dünyanın ilgisini asıl çeken şey, senin kendini iyi hissetmek için ne yaptığın olacaktır.
Devamı için →

Hasta olmamak için her gün bir doz mizah ;)

Brezilyalı bir doktor olan Varella bakın hasta olmamak için neler yapmamızı öneriyor:

Duygularını anlat..

* Saklanan veya baskılanan heyecan ve duygular; gastrit, ülser, bel fıtığı, bel ağrıları gibi hastalıklara yol açar.
* Zamanla, duyguların bastırılması kansere dönüşür.
Öyleyse, sırlarımızı, hatalarımızı birileriyle paylaşmalıyız!
* Diyalog, konuşma, kelime çok güçlü birer ilaç ve mükemmel birer terapidir!

Karar Vermelisin..

* Kararsız kişi güvensiz, endişe ve ıstırap içinde olur. Kararsızlık, sorunları, endişeleri ve çatışmaları çoğaltır.
* İnsanlık tarihi kararlardan oluşur.
* Karar vermek, diğerlerinin kazanması için vazgeçmeyi ve avantajları kaybetmeyi kesinlikle bilmektir.
* Kararsız kişiler mide rahatsızlığı, sinir hastalıkları ve cilt sorunlarının kurbanıdırlar.

Olduğundan Farklı Yaşama..

* Gerçeği saklayan, rol yapan, her zaman mutlu olduğu görüntüsü veren, mükemmel görünmek isteyen kişi tonlarca ağırlığı biriktirmektedir. Ayağı kilden olan bronz bir heykeldir.
* Aldatıcı görünerek yaşamak kadar sağlık için kötü bir şey yoktur. Kaderleri ilaç, hastane ve acıdır. Devamı için →

Kendinize gülebildiğiniz zaman büyüdüğünüzü anlarsınız. Kendinizi bu kadar ciddiye almayın. Yaşamınızda birazcık bile mizah yoksa, hiçbir şeyin anlamı yoktur.

Neali Donald Walsch

Çocuğun CAN’ı

Kaliforniya’da Long Beach şehrindeki Eyalet Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak ders verirken, aynı sömestrde benim iki dersimi alan bir kız öğrencim dikkatimi çekmeye başlamıştı. Bu genç bayanın şu özelliklerinin farkına varmıştım: Her şeyden önce çok güzel bir kızdı; gözüm gayri ihtiyari ona gidiyordu. İkinci olarak çok iyi bir öğrenciydi; bütün sınav ve ödevlerde en yüksek notu o alıyordu.

Devamı için →

Siyah beyaza şöyle dedi :

Gri olsaydın, sana karşı hoşgörülü olurdum!

Halil Cibran

Meşgul insanın çok az aylak ziyaretçisi olur,
Kaynayan tencereye sinek gelmez.

Benjamin Franklin

Aklını kullan, aksini düşün!

1968’deki Meksika Olimpiyat Oyunları’na beklenmedik bir durum yaşandı. O zamana kadar bütün yüksek atlamacılar, yüzleri çıtaya dönük, vücutları paralel şekilde çıtayı geçmeye çalıştıkları, alışılmış ”Western Roll” tekniği ile yarışıyorlardı. Fakat bu durum değişmek üzereydi.

Pek tanınmamış bir atlet çıtaya yaklaştı ve 2.24 metrelik atlayışı ile yeni dünya rekorunun sahibi oldu. Tek yaptığı havalandıktan sonra, tüm atletlerin aksine çıtaya yüzünü değil sırtını dönmekti. Ayaklarını yukarı çekti, dizlerini kırdı ve tüm bedenini sırt üstü çıtanın üstünden geçirmeyi başardı. Atletin adı, Dick Fosbury’di. Ve o günden sonra bu atlayış onun adı ile anıldı. O zaman bunun bir şans olduğunu düşünenler ve unutulup gideceğini söyleyenler çok oldu. Ama bugün hala yüksek atlamada bu teknik (Fosbury Flop) kullanılıyor. Fosbury, insanoğlunun o güne kadar ulaşabildiği en yüksek seviyeye sıçramayı başardı. Ve bunu herkesin gittiği yoldan gitmeyerek, yeni bir yol deneyerek yaptı. Herkesin aksine, tersini düşündü. Bu basit bir düşünce olarak ortaya çıktı, bir tekniğe dönüştü ve yüksek atlama tarihinde bir dönüm noktası oldu.

Kıssadan hisse : Herkesin gittiği bir yol seni büyük bir başarıya götürmez, büyük bir başarı istiyorsan, aklını kullan, aksini düşün, kalabalıktan sıyrıl, yeni yollar bul ve korkusuzca dene…