Küçük ruhlar çelintilere kapılır, işe girişmemek için korkular yaratır. Orta çapta insan, işe başlamamak için engeller ortaya koyar. Gerçek büyük insan ise, hiçbir şeye kendini kaptırmaz ve yenilmez, başarıya ulaşıncaya kadar vazgeçmez.. Karşısına engeller bile çıksa onları geçmek için yollar bulur.

Hint Atasözü

Bildiklerini unut

Kimsenin aleyhine konuşma, uzaktan atıp tutma, insanları kem dille yargılama, bil ki yanılırsın…
Bildiklerini unut.
Gel al eline bir silgi, şu yeni başlayan güne bilgilerini silmekle başla.
Zanlarını, yargılarını, önyargılarını ve dahi bütün genellemelerini koy bir çuvala ve hepten terk et…

Gıybet etme sakın, bil ki dedikodu denilen şey mıknatıs gibi kötü enerji çeker.
Kimsenin aleyhine konuşma, uzaktan atıp tutma, insanları kem dille yargılama, bil ki yanılırsın.
Birini ne kadar çok aşağılar yahut dışlarsan, onun durumuna düşme ihtimalin o kadar artar.
Kainatın matematiğidir.
Bir koyar, bir alır insan.
Bilmeden kendi hesabını dürer.

Hiçbir konuda emin olma kendini ayrıcalıklı sayma.
Konumuna ya da mevkine, ismine veya şöhretine güvenme.
Şu hayatta tüm zahiri kisveler sabun köpüğünden ibarettir.
Nazlı nazlı yükselir köpük, derken pat diye sönüverir. Her zaman başkalarından öğrenmeye açık ol.
En iyi bildiğin konularda bile köşeli düşünme, büyük konuşma.
Cümlenin sonuna nokta değil, ünlem değil, virgül yahut üç nokta koy.
Açık bir kapı bırak daima.
Ne kadar bilsen de hiç bir zaman yeterince bilemeyeceğini unutma. Tevazudan şaşma.
Ancak o zaman kurtulabilirsin bilginin cehaletinden.
“Bildiklerini Unut” diyor Dost!

Şemsi Tebrizi

Hayat bisiklete binmek gibidir, pedalı çevirmeye devam ettiğiniz sürece düşmezsiniz.

Claude Pepper

Öz’ünüzle bağlarınız nasıl ?

Kendinize olan inancınızla, kendinize duyduğunuz güven arasında çok yakın bir ilişki vardır!

‘’Kendine inanmak, ne demektir?’’ sorusu gelebilir aklınıza!

Bilginize, yeteneklerinize, doğru karar verebilme kapasitenize, zorluklar karşısında direnme gücünüze, sorumluluk üstlenebilme becerinize inanmak size, yeterli bir birey olduğunuz duygusunu kazandırabilir.

Bu yeterlilik duygusunun adı, özgüvendir.

Ailelerin, eğitim sisteminin ve çalışma yaşamının aşırı yarışmacı olması, yeterlilik duygusu geliştirmeyi çok zorlaştırır.

Böylesi sağlıksız yarışmacı yapılar, sürecin tadına vararak kendini geliştirme, derecesi ne olursa olsun başarının tadına varma imkânını elinizden alırlar.

Koşu bandında gibi hissettirirler insana kendisini; kulağına fısıldarlar: Durma! Durursan düşersin! Yarış!

Ya özsevgi? Devamı için →

Herkesi memnun ederek kendini gerçekleştiremezsin

Temel ihtiyaçlarını ve sosyal ihtiyaçlarını karşılayabilen insan hayatta kendini gerçekleştirebilmenin yöntemlerini arar. Kendini gerçekleştirmek dediğimizde; ben bunu, olabileceğimiz en iyi halimize ulaşmaya çalışmak ve olabildiğince çok insanın hayatına pozitif bir şekilde dokunabilmek olarak anlıyorum.

Diğer yandan; eğer amacımız bu ise bunu herkesi memnun ederek başaramayız. Yıllar önce finans kariyerimi bıraktığımda harika bir iş yaptığımı düşünenler ile çıldırdığımı düşünenler eşit sayıdaydı. Devamı için →

“Var olmanın en büyük sırrı korkusuz olmaktır. Geleceğin size getireceklerinden korkmayın. Korkularınız yüzünden başkalarına bağımlı yaşamayın. Cesur olmak özgürlük kilidinin anahtarıdır. ‘’

Buda

Kurşun kalem

Ninesini bir mektup yazarken izleyen çocuk sordu:

“Yaşadıklarımız için bir hikaye mi yazıyorsun? Yoksa benim hakkımda mı?”

Ninesi yazmayı kesti ve torununa şöyle dedi:
“Aslında, senin hakkında yazıyorum. Fakat kelimelerden daha önemlisi, kullandığım Kurşun Kalem. Umarım büyüdüğünde sen de bu kurşun kalem gibi olursun.

Çocuk merakla kurşun kaleme baktı.  Özel bir kalem gibi görünmüyordu.
Fakat daha önce gördüğüm diğer kurşun kalemler ile aynı!

Ninesi cevap verdi : Devamı için →

Neye inanıyorsan onu yaşarsın!!!

Yenildiğinizi düşünüyorsanız, yenilmişsinizdir!

Cesur olmadığınızı düşünüyorsanız, korkaksınızdır!
Kazanmak istiyor fakat kazanamayacağınızı düşünüyorsanız, kesinlikle kazanamazsınız demektir!
Kaybedeceğinizi düşünüyorsanız, çoktan kaybetmişsinizdir!
Dışarıdaki dünyaya çıktığınızda anlayacaksınız ki başarı, ancak onu istediğinizde gelecektir. 
Her şey insanın kafasında biter!
Alt edildiğinizi düşünüyorsanız, alt edilmişsinizdir!
Yükselmek için yüksek düşünmelisiniz!
Bir ödülü kazanmadan önce kendinizden emin olmalısınız!
Yaşam savaşını kazanan her zaman, en güçlü ya da en hızlı olan değildir!
Er ya da geç kazanan kişi, kazanacağını önceden düşünebilen kişidir!”

ARNOLD PALMER

Huzurlu ve sağlıklı olmak için…

AZALTIN:
Yediğiniz yemeği, yemeğin tuzunu…
Çayın şekerini, kullandığınız eşyaları…
Harcadığınız parayı, boşa geçen zamanı…
Gözyaşlarını, kafaya taktıklarınızı…
Kıyafetlerinizi, kuruntularınızı….
Bilgisayar başında harcadığınız vakti…
Telefonla uğraştığınız süreyi…
İnsanlardan beklentilerinizi, televizyon izlemeyi.

BIRAKIN:
Şikayet etmeyi, çekingenliği…
Rezil olma korkusunu, mazeret üretmeyi…
Başkaları için yaşamayı, yapamam düşüncesini…
Olumsuz düşünmeyi, olumsuz kelimeleri…
Surat asmayı, ön yargıyı…
Herkesi eleştirmeyi, herkesi düzeltmeyi çalışmayı.

ÇOĞALTIN:
Gülümsemeyi, sevmeyi…
Olumlu düşünmeyi, dua etmeyi…
Şükretmeyi, ayaklarınızın toprağa temasını…
Renkli giyinmeyi, sizi iyi hissetiren müzikleri…
İçtiğiniz su miktarını, çocuklarla geçirdiğiniz vakti…
Teşekkür etmeyi, selam vermeyi…
Özür dilemeyi, mazur görmeyi…
Alttan almayı, sevginizi hak edene vermeyi…
İstikrarınızı, hayal kurmayı…
Güzel söz söylemeyi, kitap okumayı…

Kimseyi değiştiremezsin hayatta.
Ve kimse için de değişmemelisin.
Kimliğini kaybettiğin an yaşamını çöpe attın demektir.
İstemediğin sürece hiçbir şey için ödün vermeyeceksin.
Çünkü gün gelir verecek hiçbir şeyin kalmaz.
Her şeyi sen istediğin için yapacaksın.
Başkası senden istediği için değil.
Ve sen sen olarak kaldığın sürece…
Senin yanında olanlar da mutlu olacaktır.
Bırak hayatına eşlik etmek isteyenler gelsin seninle.
Yolun bitimine kadar gelmeleri şart değil.
Herkesin gidebileceği bir yol vardır.
Sen yeter ki yanında yer almayı bil.
Ne sen kimse için mecburi istikametsin,
Ne de bir başkası senin için…
Seninle gelmek isteyenleri yanına al.
Belki beraber daha çok şey katabilirsiniz bu hayata.
Yanındaki seni mutlu ettiği sürece kalsın hayatında,
Zorlama kendini.
Hayat rahat ve anlayışlı insanlarla,
Ve hayat hak ettiği gibi yaşandığında güzel… 

Ve unutma aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguyu paylaşanlar anlaşabilir…

Charles Bukowski