Acele karar verme!

Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmış… Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara neredeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış…

“Bu at, bir at değil benim için; bir dost, insan dostunu satar mı” dermiş hep. Bir sabah kalkmışlar ki, at yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış: “Seni ihtiyar bunak, bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi. Kral’a satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın. Şimdi ne paran var, ne de atın” demişler…

İhtiyar: “Karar vermek için acele etmeyin” demiş. “Sadece at kayıp, deyin; çünkü gerçek bu. Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar. Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı? Bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir başlangıç. Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez.”Köylüler ihtiyar bunağa kahkahalarla gülmüşler. Aradan 15 gün geçmeden at, bir gece ansızın dönmüş… Meğer çalınmamış, dağlara gitmiş kendi kendine. Dönerken de, vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş. Bunu gören köylüler toplanıp ihtiyardan özür dilemişler. “Babalık” demişler, “Sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu oldu senin için, şimdi bir at sürün var.”

Stratejist, güzel bir kıza baktığında, ona bakan erkeklerin ne düşüneceğini düşünen adamdır. 

Zengin olmak biraz da zeka işi…

New York’ta bir bankanın önünde duran son model Bugatti Veyron otomobilden inen adam, hızlı adımlarla bankaya girer ve önüne çıkan ilk görevliye, bireysel kredi için başvuruda bulunmak istediğini söyler. Görevli onu, müşteri temsilcisine götürür. Adam, çok acele bir iş için Avrupa’ya gitmek zorunda olduğunu ve bu nedenle bir hafta vadeli beş bin dolar krediye gereksinim duyduğunu belirtir. Müşteri temsilcisi kısa bir araştırma yaptıktan sonra.

“Ticari ve mali sicilinizi inceledik. Bu krediyi almanız için bir engeliniz yok” der ve ekler: Fakat bir konuyu belirtmeliyiz. Bizim bankamızla daha önce hiç çalışmamışsınız. Banka olarak sizi resmen tanımıyoruz. Bu nedenle, söz konusu krediyi verebilmemiz için karşılığında sizden bir teminat almak zorundayız”. Adam cebinden Bugatti Veyron’un anahtarını çıkarır, bankanın müşteri temsilcisine uzatır: “Çok acelem var, uçağa yetişeceğim.” der. “kapıdaki Bugatti’mi teminat olarak alabilirsiniz”. Kredi işlemleri çok hızlı bir biçimde tamamlanır. Banka Bugatti Veyron otomobili bankanın garajına çektirir, adama da beş bin dolar krediyi verir. Müşteri temsilcisi, kişisel merakını gidermek için bir hafta boyunca özel bir araştırma yapar ve bankalarının bu yeni müşterisinin çok büyük bir iş adamı ve çok büyük bir servet sahibi olduğunu öğrenir. Bir hafta sonra adam yeniden gelir, borcunun anaparası beş bin dolarla, bir haftalık faizi dokuz buçuk doları ödedikten sonra, müşteri temsilcisi bir türlü yenemediği merakının dürtüsüyle sorar: “Sizin, çok büyük bir iş adamı ve çok büyük bir servetin sahibi olduğunuzu öğrendim. Yalnızca kişisel merakımdan soruyorum. Lütfen söyler misiniz, sizin için çok küçük bir miktar olan beş bin dolarlık krediye neden gereksinim duydunuz?” Adam hafifçe gülümser ve şöyle der: “Siz de lütfen bana söyler misiniz? Böyle lüks bir otomobili, New York’ta hangi kapalı garaja, bir hafta boyunca sadece dokuz buçuk dolara bırakabilirsiniz?

Kıssadan hisse: Para kazanmak için sadece çalışmak ve hırslı olmak yetmez, zeka da gerekir :)

Mutluluğun gizi

Bir tüccar Mutluluğun Gizi’ni öğrenmesi için oğlunu insanların en bilgesinin yanına yollamış. Delikanlı bir çölde kırk gün yürüdükten sonra, sonunda bir tepenin üzerinde bulunan güzel bir şatoya varmış. Söz konusu bilge burada yaşıyormuş.

Bir ermişle karşılaşmayı bekleyen bizim kahraman, girdiği salonda hummalı bir manzarayla karşılaşmış: Tüccarlar girip çıkıyor, insanlar bir köşede sohbet ediyor, bir orkestra tatlı ezgiler çalıyormuş; dünyanın dört bir yanından gelmiş lezzetli yiyeceklerle dolu bir masa da varmış. Bilge sırayla bu insanlarla konuşuyormuş ve bizim delikanlı kendi sırasının gelmesi için iki saat beklemek zorunda kalmış.

Delikanlının ziyaret nedenini açıklamasını dikkatle dinlemiş bilge, ama Mutluluğun Gizi’ni açıklayacak zamanı olmadığını söylemiş ona. Gidip saraylarda dolaşmasını, kendisini iki saat sonra görmeye gelmesini salık vermiş. Devamı için →

Siyah beyaza şöyle dedi :

Gri olsaydın, sana karşı hoşgörülü olurdum!

Halil Cibran

Gereksiz yardım, uçmaya engel…

Herkese yardım etmekten özel bir mutluluk duyan bir kişiydi. Bir gün bir kelebek kozası buldu ve kozanın üstünde, içeriden bir delik açıldığını heyecanla gördü…
Yapması gereken tüm işlerini bir yana bıraktı ve kozanın başında saatlerce oturdu. Kelebeğin o küçücük delikten bedenini dışarıya çıkartabilme çabasını, bu doğa olayının yüreğinde uyandırdığı hayranlıkla izlemeye başladı.
Fakat o da ne? Kelebek bir süre sonra çabasını bıraktı, hiçbir çaba göstermemeye başladı.
Onun hareketsiz duruşu tüm gücünü kullanmış, bundan sonra kullanabileceği gücü kalmamış bir görünüm oluşturuyordu.
Herkese yardım etmekten özel bir mutluluk duyan adam bu zor durumunda kelebeğe de yardım etmek istedi. Bedeninin ancak yarısını çıkartabildiği kozanın deliğinden çıkabilmesi ona yardımcı olmaya karar verdi. Devamı için →

Bu eğitim sistemi bir çağrışım yaptı mı ? :)

Bir gün ormandaki hayvanlar bir araya gelip okul açmaya karar verirler.

Bir tavşan, bir kuş, bir sincap, bir balık ve yılan balığı yönetim kurulunu oluşturur.

Tavşan, müfredatta koşmanın bulunmasını istemektedir.

Kuş, uçmanın dahil olmasını, balık yüzmenin dahil olmasını ve sincap, ağaca tırmanmanın mutlaka zorunlu dersler arasında olması gerektiğini söylemektedir. Bütün bunları bir araya getirip, bir müfredat programı yaparlar ve bütün hayvanların bu dersleri görmesini isterler.

Tavşan koşu dersinden A alıyor olmasına rağmen, ağaca tırmanmak onun için çok ciddi bir sorun olur. Sürekli kafa üstü düşer. Devamı için →

Öz’ünüzle bağlarınız nasıl ?

Kendinize olan inancınızla, kendinize duyduğunuz güven arasında çok yakın bir ilişki vardır!

‘’Kendine inanmak, ne demektir?’’ sorusu gelebilir aklınıza!

Bilginize, yeteneklerinize, doğru karar verebilme kapasitenize, zorluklar karşısında direnme gücünüze, sorumluluk üstlenebilme becerinize inanmak size, yeterli bir birey olduğunuz duygusunu kazandırabilir.

Bu yeterlilik duygusunun adı, özgüvendir.

Ailelerin, eğitim sisteminin ve çalışma yaşamının aşırı yarışmacı olması, yeterlilik duygusu geliştirmeyi çok zorlaştırır.

Böylesi sağlıksız yarışmacı yapılar, sürecin tadına vararak kendini geliştirme, derecesi ne olursa olsun başarının tadına varma imkânını elinizden alırlar.

Koşu bandında gibi hissettirirler insana kendisini; kulağına fısıldarlar: Durma! Durursan düşersin! Yarış!

Ya özsevgi? Devamı için →

Sözlerdeki incelik güven yaratır.
Düşüncedeki incelik derinlik yaratır.
Duygulardaki incelik ise sevgi yaratır.
Bunlara sahip olan insan ise her zaman kendini aratır.

LAO TZU

Yakışıklı erkekler, güzel kadınlar toplumun hayranlığını kazanabilir, fakat muazzam buluş ve icatların tamamını ismini hiç duymadığımız, adlarına şarkılar yazılmayan bilim insanlarına borçluyuz. 😉

Michio Kaku – Physics of the future